Çocuğumu Sesle Uyutmak Doğru Mu?

Çocuğumu Sesle Uyutmak Doğru Mu?

Yazar: Anne Bebek Okunma Sayısı: 124 Yayınlanma Tarihi 18 Jan 2019 Yorum: 0

Beyaz Gürültü’yü duymuş muydunuz hiç? Aynı anda çıkan onlarca sesin birleşimini beyin ayırt edemez ve böylelikle uğultu niteliğinde tek ses duyulur. Tıpkı tüm renklerin birleşiminin beyaz renk oluşturması gibi de düşünebiliriz bunu. Saç kurutma makinesi, süpürge sesi, araba gibi cihazlarda da beyaz gürültü bulunduğu gibi dalga sesi, su sesi, yağmur sesi, şelale sesi, sallanan ağaç sesi, rüzgâr sesinde de beyaz gürültü bulundurur.

Peki o zaman çocuğumuzu bu sesle uyutmak doğru mudur?

Bu soruya uzman olarak cevap veremem fakat iki çocuk büyüten ve onlarca bebeğe eşlik eden biri olarak şunları söyleyebilirim:
Eğer çocuğun fiziksel bir problem yaşamadığına emin isek; sindirimsel problemler başta olmak üzere oda sıcaklığı, yatağının sertliği, ortamdaki ışık, üzerindeki kıyafetlerin yumuşaklığı, acıkması, anne sıcaklığı, dünyaya yeni geldiği için dünya korkusu gibi birçok nedenden dolayı çocuklar ağlayabilir. İşte hepimizin de en zorlandığı ve stres yaşadığı an bu an belki de. Sebebini bilmiyoruz, bulamıyoruz ve bebeğimiz ağlıyor. Üstelik onunla daha yeni kavuşmuşuz. Filmlerde ya da sosyal medyada anlatıldığı gibi her şey toz pembe olması gerekirken, durum oldukça ciddi ve elimiz ayağımıza dolaşmış. Yaşayan anlar bunun ne kadar zor olduğunu… Bir yandan da herkes her şeyi bilir, her kafadan bir ses çıkar!

İlk bebeğim Güneş’te hiçbir problem yaşamadım bunlarla ilgili. Fakat ikinci bebeğim Hira her ihtimali göz önünde bulundurarak onu sakinleştirmeye çalışmama rağmen bir türlü uykuya geçemiyordu ve sürekli ağlıyordu. En sonunda saç kurutma makinesini açtığımda susar olmuştu. Elektrik süpürgesine kayıtsız kalırken saç kurutma makinesi ise onu uyutuyordu. Son çare olarak çocuk uykuya dalana kadar ben de YouTube üzerinden saç kurutma makinesi sesi açıyordum çünkü çocuğun yanında saç kurutma makinesinin fazla çalışması doğru değil yaydığı manyetik alandan dolayı. O yüzden saç kurutma makinesi sesini YouTube’den açmak, telefonu da mümkün olduğunca en uzak mesafede bulundurmak bu anlamda çok daha iyi oluyordu. Aynı zamanda bebeğe anne karnındaki sesi hatırlattığı için onu sakinleştiriyordu. Kolik bebek yazıma da başlığın üzerine tıklayarak ulaşabilirsiniz bu arada. O süreci de detaylıca anlattım. Hira bu şekilde devam ederken, süt anneliğini yaptığım kardeşimin oğluyla tanıştık sonra. Süt oğlum sürekli ve morarana kadar ağlıyor, bebeği ne yaparsak yapalım bir türlü susturamıyorduk. Ortada bir problem olduğu kesin. Ama bu problem fizyolojik mi, psikolojik mi; onu kestiremiyoruz. (Doğum şekli, doğum anında yaşanılan stres, normal doğum beklenirken kardeşimin aniden bebeği sezaryen doğurmak zorunda kalması, kısacası doğum anı da çok önemli… Süt oğlumun sorunu buydu, %99).  En sonunda kardeşim çikolata yemeyi kesince çocuk daha rahatlar olmuştu fakat yine de sorun hiçbir zaman tam manasıyla çözülemediği gibi, hiçbir elektrik süpürgesi sesi ya da saç kurutma makinesi sesi de fayda vermiyordu. Başka bir arkadaşımın oğlunda da ciddi derecede gaz problemi vardı ve bağırsak sorununu halledene kadar çocuğa ne yapılırsa yapılsın uyku sorununa ve rahatsızlığına çözüm getirilemedi.

 

Bu örnekleri de şunun için verdim aslında: Her çocuk farklıdır, her çocuğun verdiği tepki de farklıdır ve her çocuğun sorunu da farklı olabilir. Bir şey bir tanesi için iyi gelirken, diğerine iyi gelmeyebilir. Önemli olan mümkün olabildiğince doğru izlemek, gözlemlemek ve yardımcı olabilmek. Tabii anneyi bu süreçte yalnız bırakmak, eleştirmek, konuşurken cümlelerimizi dikkatsizce savurmak gibi hallere de gerçekten dikkat etmeliyiz. Yazık o anneye ki ne yazık; birincisi, muhtemelen acemi, daha ilk anneliği. Ki ilk anneliği olmasa ne yazar; farklı bir çocuk, farklı bir birey ve farklı bir bebek var; henüz hiç tanımadığı ve tanıyana kadar da muhtemelen bu sorunları yaşayacağı. Zaten ne yapacağına şaşmış durumda. Yeni doğumdan çıkmış ve bedeni yorgun ve muhtemelen dikişleri de var. Sütüm geliyor gelmiyor durumu ise tam bir stres. Gelen giden anlayış gösteren desen neredeyse çok az. Üzerine uykusuz. Bir de her kafadan bir ses çıkıyor. Hepsi bir kenara dursun şöyle, anne kimseden yardım göremezse; başta eşinden olmak üzere kimseden, bir de onun üzerine bebek de ağlarsa o anne ne yapsın… O annenin hem beden hem de ruh sağlığına yazık değil mi? O anne kendini ne kadar mutlu hisseder ve ne kadar çocuğuna odaklanabilir, ne kadar serotonin (mutluluk hormonu) salgılayabilir, tüm bu yaşananlardan sonra bebek nasıl dünyaya ve ortama adapte olabilir?… Nasıl kendine güvenebilir, nasıl her şey normal seyredebilir? Bu bir kısır döngü değil midir?

Son günlerde vınlama sesi, saç kurutma makinesi sesi, araba sesi vs. gibi sesleri dinleten anneler çok eleştirilmiş. Bir uzman değilim fakat saç kurutma makinesi sesinin kimi zaman iyi geldiğini de düşünüyorum çünkü bunları yaşadım ve bu sesi dinletmem uyku bozukluğuna ya da zeka geriliğine de neden olmadı. Fakat bu sesi dinleteceksem de kesinlikle ölçülü, sesin çocuğun çok da yakınında olmamasına dikkat ederek, son çare olarak ve sesini çok da fazla açmadan, geçici bir dönem olarak uygulamak zorunda kaldım. Öte yandan, seslerin insanların psikolojileri üzerine etkilerini de araştırmış biri olarak şunları da söyleyebilirim: Ses frekansları; alfa, beta, delta, teta ve gamma. Bunları da okumanızı tavsiye ederim. Ayrıca hangi sesin beynin neresine etki ettiğini ve kulağın duymadığı fakat bilinçaltının işittiği özel sesleri de…

Beyaz Gürültü’ye çok fazla maruz kalmanın zeka geriliğine, uyku sorunlarına, kalp sorunlarına, işitme sorunlarına ve sağırlığa neden olabileceği söyleniyor. O yüzden sürekli ya da her seferinde bu yönteme baş vurmak, hatta bana kalırsa bebeği ayakta sallamak bile doğru değil ama yine de bir anne ve çok defa sancılı dönemden geçmiş biri olarak diyorum  ki: Annelere bu kadar yüklenmek ya da yaptıkları her şeyde hata bulup, arayıp, onlara kendilerinin yetersiz olduğu hissini yaşatmak yerine, annenin yanında olan ve yardımcı olan, onlara çare bulan çözümler sunun. Aslında beklentimiz bu ve yaptığımız şey çok kutsal, çok saygıdeğer; annelik. Müsaadenizle en iyi şekilde yaşayalım artık, ne dersiniz?

 Kaynak birannetavsiyesi.com / Şule ALKIŞ

Benzer Konular
Yorumlar
Yorum Yap